Deniz Şeker: “Türkiye Batarya Üretim Üssü Değil Montaj Üretim Üssü Olma Yolunda İlerliyor”

SolarVizyon 2025 etkinliğinin 3. oturumunda sahne alan Aksa Jeneratör Global Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü ve Aksaabes Genel Müdürü Deniz Şeker, Türkiye’nin enerji depolama sektöründeki konumu, Aksa’nın stratejileri ve batarya hücresi üretiminin zorluklarına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Şeker’in açıklamaları, sektörün mevcut durumu ve geleceğine ışık tutan önemli tespitler içerdi.

Aksa’dan Enerji Depolama Vizyonu: Türkiye İçin “Montajdan Üretime” Stratejik Yol Haritası
SolarVizyon2025 etkinliğinde konuşan Aksa Jeneratör ve Aksaabes Genel Müdürü Deniz Şeker, enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolamanın kritik rolüne dikkat çekerek, Türkiye’nin batarya üretiminde izlemesi gereken stratejik adımları ve karşılaşılan zorlukları değerlendirdi.

Enerji Depolama Bir İhtiyaç, Lüks Değil
Sunumuna depolamanın neden gerekli olduğunu açıklayarak başlayan Deniz Şeker, yenilenebilir enerji sistemlerinin süreklilik arz etmemesi ve frekans bazlı çalışması nedeniyle arz güvenliğinin en temel sıkıntı olduğunu belirtti. Enerji arzını garantiye almanın en basit yolunun, enerjiyi bilinen bir sistemde tekrar kullanılabilir şekilde depolamak olduğunu vurgulayan Şeker, kamu politikalarının da artık depolama sistemlerini bir gereklilik olarak şart koştuğunu ifade etti.

Türkiye’nin Stratejik Avantajları ve Üretim Gücü
Şeker, Türkiye’nin neden bu sektörde olması gerektiğini açıklarken ülkenin stratejik konumuna ve üretim altyapısına dikkat çekti. Sektörün devlerinin Uzak Doğu kökenli olduğunu, ancak lojistik süreklilikte yaşanan sıkıntılar nedeniyle Türkiye’nin stratejik bir noktada durduğunu belirtti.

Türkiye’nin üretim altyapısının sağlamlığına vurgu yapan Şeker, “Bu ülkenin bütün fabrikaları IATF, VDE, ISO sertifikalarının tamamına sahip. Çoğu otomotiv üretim firmamız WCM (World Class Manufacturing) sertifikasına sahip ve mükemmeliyet skalasında dünyanın önemli fabrikaları arasına girmiş durumda” dedi. Ayrıca Türkiye’nin mühendislik gücünün ve eğitilmiş insan kaynağının, teknoloji kullanımı ve veri işleme konusundaki yetkinliğinin büyük bir avantaj olduğunu sözlerine ekledi.

Batarya Üretim Üssü Değil, Paketleme Üssü Yolundayız
Sunumunda gerçekçi bir tablo çizen Deniz Şeker, Türkiye’nin şu an için bir “batarya üretim üssü” olmaktan ziyade “paketleme veya montaj üretim üssü” olma yolunda ilerlediğini açıkça dile getirdi. Regülasyonların tam oturmadığı bir ortamda, Türkiye’nin dünyanın geri kalanından farklı olarak sürece en sert şekilde, çeşitli vergi uygulamalarıyla başladığını belirten Şeker, mevcut durumda en mantıklı çıkış yolunun önce bir montaj üssü haline gelmek olduğunu savundu. Şeker, “Öncesinde montaj üssü haline gelip, sonrasında yeni gelecek teşvik mekanizmalarıyla hücre üretiminin de yavaş yavaş buraya kayacağını düşünüyorum” dedi.

Aksa’nın Stratejisi: Teknoloji Entegratörü Olmak
Dünyadaki en önemli şeyin “zaman” olduğunu ve Türkiye’nin 4-5 yıl kaybettiğini belirten Şeker, Aksa olarak stratejilerini şu şekilde açıkladı:
-Teknoloji Entegratörü Vizyonu:** Aksa, basitçe bir paketleme hattı kurarak ve farklı grupların ürettiği malzemeleri birleştirerek bir teknoloji entegratörü olmayı hedefliyor.
-Ar-Ge ve Lokalizasyon:** Türkiye özelinde bir Ar-Ge üssü kurarak bazı ürünleri (örneğin EMS gibi) tamamen yerel olarak üretip dünyaya satmayı planlıyorlar.
-Global Güç:** Kazancı Holding’in yatırım gücü ve Aksa Enerji’nin 3 kıtada 11 enerji santraliyle faaliyet gösteren global yapısı, bu stratejinin en büyük destekçisi olarak öne çıkıyor.
-Uluslararası Ortaklık:** Şeker, Tier-1 standartlarında üretim yapabilmek adına yabancı bir partnerle (sunumda Eer/EVE olarak ima edilen) bir “Joint Venture” (Ortak Girişim) anlaşması yaptıklarını ve şu an bir “nişanlılık süreci” içinde olduklarını duyurdu.

Hücre Üretimi Neden Zor?
Sunumun ardından gelen bir soru üzerine Şeker, batarya hücresi üretiminin neden zor olduğunu hem mali hem de teknik açıdan detaylandırdı:
1. **Mali Yük:** Standart bir hücre üretim fabrikası kurmanın maliyetinin çok yüksek olduğunu belirten Şeker, her şeyin otomatik olduğu bir tesis için 6,5 – 7 milyar dolarlık yatırımlardan bahsedildiğini, bunun da sağlam bir teşvik mekanizması ve pazar olmadan yapılmasının zor olduğunu ifade etti.
2. **Coğrafi ve Teknik Şartlar:** Teknik zorluktan ziyade coğrafi şartların belirleyici olduğunu vurgulayan Şeker, Çin’deki partnerlerinin fabrikalarının dağların arasında, vadiler üzerine kurulduğunu anlattı. Bunun sebebinin, üretim için çok stabil bir atmosfer (basınç ve sıcaklık dengesi) gerekmesi olduğunu belirten Şeker, bu koşulları sağlayan özel yerlerin ve milyar dolarlık yatırımların gerekliliğinin süreci zorlaştırdığını açıkladı.

Şeker konuşmasını, kamu ve özel sektör iş birliği için gerekli vizyonun son bir yılda oluşmaya başladığına inandığını belirterek sonlandırdı.