Güneş Enerjisinde ‘Kalitesizliğin Bedeli’, Tarım GES Fırsatı ve Şarj İstasyonlarında Tıkanıklık

Renworld sponsorluğunda ve Solarbaba’dan Elif Seda Akça moderatörlüğünde gerçekleşen dokuzuncu oturumda; santral kurulumlarındaki kalite riskleri, elektrikli araç şarj altyapısının şebekeye etkisi, Tarım GES projelerinin geleceği ve batarya üretimindeki yeni teknolojiler masaya yatırıldı.

“Şartnamenizde ‘Rüzgara Dayanıklıdır’ Yazması Yetmez; Standartları Belirtmezseniz Kalitesizliği Satın Alırsınız”

Renworld CEO’su Gökhan Durukan, güneş santrallerinde yatırım maliyetini düşürmek adına yapılan 1-2 centlik tasarrufların, işletme döneminde büyük üretim kayıpları olarak geri döndüğünü vurguladı. “A Kalite” tanımının üreticiden üreticiye değişebileceğini, bu yüzden teknik şartnamelerde IEC standartlarına ve spesifik testlere (MQT17 gibi) atıfta bulunulması gerektiğini belirten Durukan, iklim değişikliğiyle dolu tanelerinin artık ceviz büyüklüğünde yağdığını hatırlattı. Durukan, “Risk analizi yapılmamış, cam kalitesi ve statik yük dayanımı sorgulanmamış bir panel, sahada size mikro çatlaklar ve performans kaybı olarak geri döner; periyodik muayene bu yüzden şarttır” dedi.

“Şarj İstasyonlarında Tıkanmalar Başladı: Çözüm Dinamik Tarife ve Batarya Entegreli İstasyonlar”

E-MOD Yönetim Kurulu Başkanı Berkay Somalı, Türkiye’de 330.000 elektrikli araca ve 36.000 şarj noktasına ulaşıldığını, ancak şebeke kapasitelerinin özellikle son dağıtım noktalarında tıkanmaya başladığını aktardı. Şebeke yatırımlarının araç artış hızına yetişemediği noktalarda çözümün “Dinamik Tarife” ile yükü zamana yaymak ve şarj istasyonlarına batarya entegre etmekten geçtiğini belirten Somalı, Hollanda’daki gibi ofis binalarında GES ve batarya destekli şarj sistemlerinin yaygınlaşacağını öngördü. Somalı ayrıca, yapay zeka destekli algoritmaların kullanıcı alışkanlıklarına göre şarj süreçlerini optimize ederek şebeke yükünü dengeleyeceğini paylaştı.

“Kuru Elektrot Kaplama Teknolojisi, Batının Çin’e Karşı Enerji Maliyeti Savaşındaki En Büyük Kozudur”

Dolu Batarya Kurucusu Bilal Akgündüz, batarya üretim teknolojilerindeki devrim niteliğindeki “Kuru Elektrot Kaplama” (Dry Electrode Coating) yöntemini ve bunun jeopolitik önemini anlattı. Geleneksel ıslak süreçlerin devasa fırınlar ve çok yüksek elektrik tüketimi gerektirdiğini belirten Akgündüz, “Çin için enerji maliyeti sorun değil ama Avrupa ve ABD için büyük sorun. Kuru kaplama ile enerji sarfiyatını yarıya, fabrika alanını üçte bire düşürerek daha ucuz ve kaliteli hücre üretmek mümkün; Tesla ve Volkswagen bu teknolojiye büyük yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı.

“Betonun Girdiği Yerde 40 Yıl Bitki Yetişmez: Tarım GES, Tarımı Korumak İçin Bir Fırsattır”

EECC Kurucusu Gonca Dülger, tarım arazilerini koruyarak enerji üretmeyi sağlayan “Tarım GES” (Agrivoltaics) projelerinin Türkiye potansiyelini anlattı. Ayaş’taki ilk örnek ve Antalya’daki “COS Projesi”nden bahseden Dülger, Tarım GES’in sadece enerji üretmek değil, panellerin yarattığı gölgeleme ile su buharlaşmasını azaltmak ve bitki stresini düşürmek olduğunu vurguladı. Dülger, “Mevzuatta ikili kullanım tanımı olmadığı için zorlanıyoruz; betonsuz, toprağa zarar vermeyen özel konstrüksiyonlarla ve her ürüne özel ‘guideline’ çalışmalarıyla bu alanın önü açılmalı” dedi.